Gulliver’s Travels

Gulliver Liliput'ta
By Daniel Cook, The Conversation

Yazıma başlamadan önce bazı temel bilgiler gerekli gördüm ve yazdım. herkesin roman, hikaye ve ya ona benzer bir şey sanmasına rağmen roman ve ya hikaye değildir. 
bir edebi esere roman dememiz için üç temel öğeye ihtiyacımız var. “narration” yani kurgu, “gerçekçi öğeler” ve de en önemlisi “verisimilutude”. şimdi nedir bu verisimilitude. Özellikle de Gulliver arkadaşımızın macerasını yorumlamak için çok kritik bir bilgi bu verisimilitude.

18. Yüzyıl Yazı Faşizmi

verisimilitude bir kitaptaki ana olayın, kurgunun yaşanabilir olabilmesidir. yaşanamayacak bir şey ve ya gerçek olmayan bir öğe barındıran kitaba teknik olarak roman diyemeyiz isterse 2000 sayfa olsun. 
aynı şey swift’in bu eserinde de geçerli. fantastik öğeler had safhada. bu yüzden roman değil. biz biz kitaba proto-roman diyoruz. çünkü roman o dönemler daha tam oturmamıştı. 

peki neoklasik dönemde o kadar her şey gerçekçi olsun, filozofik olsun veyahut yergi yazılıyorsa şiir gibi yazılsın gibi katı kurallar varken. hatta swift ise hangi kitabın basılıp basılmayacağını belirleyen “scribers club” adlı bir klübun üyesiyken neden düz yazı biçiminde ve fantastik öğeler kullanarak yazdı? 

18. yüzyılda seyahat bu zamanlar kadar rahat değildi. bu dönemde herhangi biri kars’tan istanbul’a otobüsle ve ya başka bir vasıtayla rahat gidebiliyor. ama o dönemler seyahat çok burjuva bir olaydı. özellikle avrupa ve asya’yı seyahat etmek büyük bir şeydi. seyahat edenler ise seyahat-namelerinde insanların cahiliyetini kullanarak çılgınlar gibi abartma hatta hiperbol(abartmanın gözüne gözüne sokulmasının terminolojik ismi) kullanıyorlardı. dürüst değillerdi anlayacağınız. bu yüzden swift’in asıl amacı ingiltere’yi ve ya avrupa’yı eleştirmek değildi. asıl amacı seyahat kitaplarındaki abartıyı eleştirmekti, abartı üzerine eleştiri yaptığı için fantastik öğeler kullandı ve seyahatnamelerdeki hataları belirtmek için düz yazı olarak yazdı. öbür eleştirileri de pasta üzerine ki o tatlı çilek gibi verdi bize. 

Gezgin Dev Gulliver

Gulliver's Voyages to Lilliput and Brobdingnag

Aynı zaman da gulliver’in gezilerine picaresque diyebiliriz. internette verilen çoğu bilginin aksine picaresque haydutlarla ilgili değil, ana karakterin sürekli seyahat edip yaşadığı olaylar ile devleti, toplumsal sistemi vb. şeyleri eleştirdiği türdür.
ilk kitapta lemuel gulliver, küçük insanlar liliputların ülkesine esir düşer. bunlar o kadar kibirlidirler ki bütün dünyanın kendi adalarından oluştuğunu falan düşünürler. saçma saçma kuralları vardır. swift’in asıl amacı da zaten burada insanlarda ki aptalca kibri göstermektir. liliput ile öbür şehrin birbiriyle savaşa girme sebebi ise “yumurtayı sivri yerden mi yoksa geniş kısımdan mı kırmalı? ” sorunsalıdır. swift burada ise ingiltere ve fransa üzerinde durmuştur. son olarak sarayda çıkan yangının üzerine işeyerek insanlık üzerinde asıl düşüncesi koyup ülkeden kovulmuştur. 
`: bu kitap o kadar tutmuş ki, avrupa’da bir şizofren çeşidine bu isim konulmuş. hatta bazı yerlerde cücelik hastalığına liliputanism deniyor.
(bkz: ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8039694

İnsanlığa Bakış

ikinci kitapta ise devler ülkesine gider. swift burada teleskop olur, insan vücuduna detaylı bir göz geçirir. orada da bir güzel söver çaktırmadan. 
üçüncü kitapta ise laputa’ya gider. bu laputa astronomi ve bilimde çok ileridedir, hatta şehir uçmaktadır. düşmanlarının kafasına binerek onları ezmek ise savaş stratejileridir. ama burada şehrin uçmasıyla swift’in kastettiği şey sadece teknoloji değil, laputada bilimin ileride olmamasının kimsenin işine gücüne yaramamasıdır. insanlığı ileri götürecek hiç bir keşifleri yoktur, ve uçup bunları paylaşmaya dahi tenezzül etmezler. 

dördüncü kitapta ise swift kapatmış gözlerini ve jubilemi sağlam yapayım demiş. yahoo diye pis, insan benzeri bir ırk yaratmış ve bunlar sayesinde ezmişte ezmiştir insanları. aynı zamanda buradaki adanın sahipleri atlar, o kadar iyi, o kadar dürüstlerdir ki, lügatlarında yalan diye bir şey yoktur, daha önce hiç yalan söylememiştir kimse onlardan. arkadaşlığa da çok önem veriyorlardır. swift bu hayranlarla insanoğlunu nasıl olması gerektiğini, yahoolarla ise nasıl olduğunu göstermiştir. gulliver adadan kovulup geri ingiltere’ye döndüğün insanları görünce sürekli kusar, dışarı çıkmaz, ailesiyle bile aynı masada oturup yemek yemez. aylar hatta yıllar sonra bu alışkanlıklarını istemeye istemeye kazanır. 
bana göre bu güne kadar yazılmış en güzel yergilerden birisidir. size hayatı, sistemi, insanlığı sorgulatır. okuyun okutturun.

Yazdığım kısa hikayeler için: https://www.kozmikokuz.com/category/kisa-oyku

İngilizce Makaleler için: https://www.kozmikokuz.com/category/english-essays

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir